Söğüt gölgesinden çıkıp çınarca açmalı
Kök salmalı toprağa yurda neşe saçmalı
Meyvesinden beslensin yalçın dağın keçisi
Çıplak dağı terkedip ormanlara kaçmalı
Herkes gibi olmasın herkes, kendini bilsin
Kendini tanımayan, kimse kendini silsin
Fakat bizden sorulur bilinmezin hesabı
O halde yüce tanrı Türkü aydınlık kılsın
Tarihten şevk alarak yurdu ihya ederken
En yüksek ilimlere hem aşk ile giderken
Önünü tıkayanı çözmelisin usülce
Arkamızdan koşturan sonu gelmez kederken
Öyle çok birikti ki içimizde düşmanlar
Hem bize kıyıyorlar hem de bizden pişmanlar
Kurtulmanın tek yolu sollamaktır onları
Yalnızca bize değil bilmeye de düşmanlar
Bilgi çağı denilen en bilgili bu çağda
En bilginimiz bile çoban değil bu dağda
O halde aramızı kapatmalı devranla
Devranı döndürelim çiçeklenip bu bağda
Bu bağ bizim anamız, atamızdan yadigar
Öyle bereketli ki şühedadandır zahar
Veyselce yüzün yırtsan fışkırıyor başaklar
Tutun kazma küreği vurun ki gelsin bahar
Bahar gelse birlikte toplasak çiçekleri
Bahar gelsin hele bir, koşarız biçekleri
Ana, ata, oğlan, kız dolarız yurdumuza
Harmanı savururken sararız leçekleri
Harman bizim yerimiz bin yıldır buradayız
Dert edecek bir şey yok dermana sıradayız
Derman bizim adımız ferman bizim andımız
Türklüktür muradımız ner'deyse oradayız