29 Ocak 2025 Çarşamba

Kamu Supotu Değildir

    Çocukluğumdan beri hep olmadık hayaller kurar dururum. Daha doğrusu dururdum. Artık durmuyorum. Yani hayaller kurup durmuyorum. Hayalleri gerçekleştiriyorum. Şaka şaka. Kim hayallerini gerçekleştirmiş ki ben gerçekleştireyim. Korkmayın, ben de sizin gibi düşünüyorum. Hayal kurmak aptallara göre. Burası Türkiye. Burada hayal kurulmaz ya da  kurulmamalı. Durun konuya bir örnekle gireyim. Kısa yoldan para kazanmak isteyen insanları düşünün. Onlar da herkes gibi para kazanmanın hayaliyle yaşıyor. Para nasıl kazanılır bilmedikleri için, bedavadan para getirebilme ihtimali olan sikko sikko işlere ve de hiç düşünmeden, zaten olmayan paralarını yatırıyorlar. Bunun sebebi hayal kurmayı da bilmiyor olmaları. Mesela kimse demiyor ki ''Ulan bu kadar para kazanacaksın da bunun bir vergisi olmayacak mı?'' yahut ''Nasıl harcayacaksın bu parayı?'' gelir göstermeden gider göstermek mümkün mü? Tabii ki değil. O yüzden hayaller bile yüzeysel. Hayalleri bile detaylandırmıyoruz. Bu sebeple hayal kurmayı da bilmiyoruz. 

    Hayal kurmayı bilmeyen kimselerin hayalleri kırılmış da sayılmaz. Peki bu durumda yaşamak için bir sebebimiz kalmıyor mu dersiniz? Hayır tabii ki kalıyor. Yaşamak için bize sebep lazım sanıyoruz. Oysa ki yıllarca kurmasını bilmediğimiz hayaller ile avunduk. Demek ki gerçekleşebilir, detaylandırılmış ve sağlam temellere dayalı hayaller kurarsak en az bir bu kadar süre daha yaşamak için sebebimiz olur. Bunu yaparak iki şey elde etmiş oluruz. Hem detaylandırılmış hayallerin gerçekleşme ihtimalini artırmış hem de bu hayaller sayesinde yaşama sebebimizin farkına varmış oluruz.

    ''İyi hoş da, hayal nasıl kurulur?'' dediğinizi duyar gibi falan da değilim. Çünkü söylediklerim sizi inandırmıyor. Hayal kurmayı bilmediğinizi öğrenmiş olmak bile size ağır geliyor. Nereden mi biliyorum? Kendimden elbette. Çünkü hayal kurmayı bilmediğimi daha yeni öğrendim. Geçen sene ocak ayında başladım yazı yazmaya. Düzenli olarak yazı yazmak fikri beni heyecanlandırmıştı. Çok faydasını gördüm ve size de tavsiye ederim. Ancak düzenli olarak yazı yazmaya başlamadan önce yazdığım bir yazım vardı. Takriben düzenli olarak yazı yazmaya başlamadan bir iki hafta önce yazmıştım bu yazıyı. Yazı, nasıl bir hayatım olduğu ve bu hayatın nasıl düzeltileceğiyle ilgili hayallerimle doluydu. O hayalleri kurarken aniden farketmiştim ki şikayet ettiğim hayat, hayalini kurduğum hayattan çok daha kolay. Çünkü içinde yaşadığım ve başkalarına kölelik ettiğimi düşündüğüm hayat, köle olmanın verdiği bir sürü avantajla doluydu. 

    Bir köle olduğunuzu düşünün. Yeme, içme, barınma, sağlık vb. ihtiyaçlarınız, sizin çabalarınızla mı yoksa siz bu konular üzerine kafa yormadan karşılanıyor mu? Eğer karşılanyorsa siz bir kölesiniz demektir. Eğer karşılanmıyorsa ya sahibiniz kötü biridir ya da karşılandığının farkında değilsinizdir. Hulasa ben yazdığım yazıda köleliğime isyan edip özgürlük hayalleri kurarken farkettim ki benim hiç üzerine kafa yormadığım ihtiyaçlarım ben onlar hakkında hiçbir şey düşünmezken gerçekleşiveriyor. Peki özgür olunca nasıl olacak? Özgür olursam bu konuların hepsini tek tek düşünmem ve hepsiyle ayrı ayrı uğraşmam gerekir. Kim demiş özgürlük mutluluktur diye. Diyelim ki özgürsünüz ve kendi toprağınız var. Bu toprağı işlemek için makine ekipman ve iş gücü gerekmekte. Bu makine ekipmanı satın almış olduğunuzu varsayıyorum. Bu makinelerin bakımı onarımı sizin yükünüz. Diyelim ki o ev ve topraklar size ait ve ekip biçtikten sonra belli bir para kazandınız. Bu paranın %30-40'ı vergi olarak devlete gidiyor. Ayrıca elinizde kalan %60 miktarın yarısı da tekrardan ekim için yahut hayvanlarınızın masrafı olarak ikinci yıla kalmak zorunda. Elinizde kalan %30'un da yine yarısı dolaylı vergiler tarafından elinizden alınacak. Size kalan %15 ise zaten kölelikten elde ettiğiniz para kadar. Dolayısıyla bu kadar dert ile uğraşmaktansa köleliğe devam etmek kulağa hoş geliyor. Demem o ki özgür olmanın bedelini köle olmanın konforuna yeğliyoruz. Konforumuzdan taviz vermeden kurduğumuz hayallerde de bir köle olarak geçindiğimiz ama bir özgür olarak kazandığımız vergisiz paralar var. Bu hayallerle ancak bu kadar ilerleyebiliyoruz işte. Artık hayal kurmayı bırakıp gerçeklere odaklanmalıyız dediğimiz dönemlere gelince de keşke zamanında bu kadar saçma hayaller kurmasaydım diyerek keşkelerin içinde boğulup gidiyoruz. Bu keşkeler uzun yıllar boyunca yakamızı bırakmadığı için de ölüm döşeğine girdiğimizde yıllarımızı boş şeylerle harcadığımız için pişman oluyoruz. 

    Hayal kurmak plan yapmak demektir ve rüya görmek anlamına gelmemelidir. Hayal kuracaksanız adam akıllı hayaller kurun ve onları gerçekleştirmek üzerine yapacağınız planlara sadık kalın. Hayatınızı kurgulayıp kurgularınızı hayata geçirerek yaşayın. Plansız hayatlar başkalarının ihtiyaçlarına köle olduğunuz ve hiç ulaşamadığınız hayallere keşke diyerek geçirdiğiniz anlamsız yıllara bağlanır. Hayal kurmayı bırakın, hayatı bırakmayın. Kamu spotu değildir.


Eren İlber

  Gelen geçti konan göçtü uçmağa vardı erenler Boş dimağa güller diken, gençliğe yardı erenler Yetişirken onu gördük aklı selim çok yol duyd...