17 Haziran 2024 Pazartesi

Yaşlı Bireyler



   Ömür denen sermaye hepimizde var. Bu kazanılmamış, hak edilmemiş, adeta hazıra konulmuş sermayeyi harcamak hiçbirimizi rahatsız etmiyor. Çünkü rahatsız etmesi için kıymetini bilmemiz lazım. Kıymetini bilmemiz içinse daralması lazım. Her nesnede olduğu gibi zaman da daraldıkça kıymetlenir. Hal böyle olunca da yaşlılar gençlere tavsiyeler verir ve gençler de bu tavsiyelere kulak vermeyip, yaşlanırlar. Bahse konu gençler yaşlandığında yani zamanları daraldığında bu sefer de onlar, kendi gençlerine öğütler vererek, kalan dar vakitlerini öldürürler. Hal böyleyken yaşlıların sesine kulak veren kimseler, daha kaliteli yaşamlar sürmektedir. Zira tecrübe arttıkça bilgi ve de görgü çoğalır. Çoğalan görgü neticesinde hayattan nasıl zevk alınacağı, artık hayattan zevk alacak organlarının işlemediği bir dönemde, her şeyi daha net gören yaşlı kimseler için daha da berraklaşır.    

   Bu berrak görü, yaşlı kimselerin daha bilge kimseler olduğu sonucuna varmamızı sağlar. Aslında ''sağlardı'' diyebiliriz. Çünkü eskiden okuma-yazma pek az olduğu için yaşlı-bunak kimseler bile bilge kişi sayılıp sözlerine itibar edilirdi. Şimdilerde yaşlıların anlatabileceği her şeyi gugıllayabilir ve neyin ne olduğunu öğrenebilirsiniz. Okuma yazma oranları öyle bir seviyeye çıktı ki artık kimseyi kitap okumuyor diye yadırgayamazsınız bile, çünkü internette gördüğü her yazıyı okuyan insanlar, kitaptan alabileceği bilgileri yarım saatlik bir belgeselden de öğrenebiliyor. Yahut Twitter'da(X) denk geldiği bir fılod sayesinde bilmesi gereken her şeyi öğrenip bilge bir dede oluveriyor. 

   Şimdilerde yaşlı kimselerin pek itibar görmemelerinin sebebi bu. Eskiden beri akılsız gençler yaşlıların sözüne kulak vermez ve fakat içine düştükleri kuyudan kurtulur kurtulmaz, sözünü dinlemedikleri yaşlılardan özür dilerlerdi/dilerdiler. Artık böyle bir şey söz konusu değil. Yaşlı da olsan, genç de olsan, çocuk da olsan, girip herhangi bir forum sayfasına derdini yazıyorsun ve aynı konudan muzdarip kimseler, gelip sana sorunun kaynağını, onu nasıl çözeceğini ve daha bir sürü detayı anlatıyor. Sen bu araştırma neticesinde sorununa nasıl yaklaşacağını daha iyi kestiriyorsun ve buna göre hareket edip çözebiliyorsun. Ve kusura bakmayın yaşlı bireyler ama artık yapay zeka var. Artık forum sitelerinde cevabını bulamadığın bir şeyi, senin için enine boyuna araştırıp, sana anında cevap verebilecek bir başka bilge var. Yapay dede. Yapay bilge vs. Adına ne dersen de ama artık yaşlı kimselerin yerini de yapay zeka alacak. 

   Bu, bahse konu sohbet tabanlı yapay zeka robotları, hayatımızın içine ''dan'' diye girdi. Henüz bunlara aşina olmayanlarımız vardır belki fakat, her dakika reklamlarını ve de örneklerini gördüğümüz için hızlıca alışıyoruz. Örneğin geçenlerde sohbet ettiğim bir arkadaşım yapay zekayı bir yaşam koçu olarak kullandığını söyledi. Eskiden burçlara inanan yahut gerçekten yaşam koçluğu alan kimseler, göklerden aldıkları haberlere göre değil çet cipiti' nin verdiği bilgilere göre hayatlarını düzenleyip işlerine devam ediyorlar. Hayatlarında değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. Hayır hayır. Öyle değil. Hayatları hiç değişmiyor aslında. Yine aynı bokun püsürün içinde debelenip, canlarını kurtarmaya çalışıyor insanlar ama neyse konumuz bu değil.

    Bilgecan dedenin de dediği gibi ''What the fuck, maaaan! Who the hell is Chat GPT''
Hayır tabii ki bilgecan dede böyle bir şey söylemedi ama sözüm ona bilgelerimiz olan yaşlılarımız, zaten sosyal medya yüzünden yaşadıkları bu değersizliği, şimdi sonuna kadar hissedecek ve iyice yalnızlaşacaklar. Ama ''sahip çıkalım dedeye'' söz öbeğinde belirtildiği gibi, bizim de yaşlılarımıza sahip çıkmamız ve onları hissettikleri bu değersizlik sendromundan kurtarmamız lazım. Aslında kişinin değerinin kendinden menkul olduğunu düşünüyorum fakat yaşlılarımızın yüzde doksanı, kendini değersiz ve de gençlere yük olarak görüyor. Bu yüzdendir ki gençlerden nefret ediyor ve sürekli saldırgan tutumlar içine giriyorlar. 

    Ömrü boyunca değer görmemiş ve yaşlandığında da bu durumun değişmesini umduğu halde umduğunu bulamamış kimselerin yardım çığlıkları, arş-ı alayı titretecek oluyor fakat yaşlı oldukları için ses telleri gevşediğinden, sesleri de artık eskisi gibi gür çıkmıyor. Ancak fısıltılarını duyduğumuz bu yaşlı bireylerin tek dertleri, bir işe yaradıklarını hissetmek ve anlaşılmak. Tek dertleri kendi hayatlarını boşa geçirmediklerini başkalarına ispatlamak ve onlara kendi hayatlarından örnekler vererek, doğru yolu göstermek ve aslında gençken yediği herzelerin ne de keyifli olduğunu anlatmak isterken ''oğlum sakın ha harama uçkur çözmeyin'' diyerek kendilerini tanrılarına affettirmeye çalışmak. Yaşlı bireyler neden böyleler diye düşünebilirsiniz. Aslında genç bireyler ve de orta yaşlı bireyler de böyle. Bütün bireyler iki yüzlüdür diyebiliriz. Eğer sevgilisi varsa ona karşı ya da okul arkadaşlarına karşı iki yüzlü davranır genç bireyler. Orta yaşlı bireyler karılarına karşı ve de iş arkadaşlarına karşı, yaşlı bireyler ise yalnızca tanrılarına ve de torunlarına karşı iki yüzlü davranırlar. Oysa herkes iki yüzlü davranır sevdiğine yeğen. Kimi bir bakışıyla yapar bunu kimi dalkavukça sözlerle.

    Yaşlı bireylerin tiz çığlıkları eşliğinde devam edelim konumuza ve bu duruma getireceğim bakış açısıyla bu sorunu kökünden çözelim istiyorum. Çünkü daha sırada orta yaşlı ve de genç bireylerin bas bariton çığlıkları var. Yaşlı kimseler genelde evlerinde oturup karılarına/kocalarına yahut evde bekar çocukları varsa onlara azap oluyorlar. Yahut dışarıda dolaşıp park ve bahçeleri, kimi zaman da toplu taşıma araçlarını (afedersiniz yahut affetmezsiniz bu sizin bileceğiniz iş) siklerinin keyfine göre kullanmak marifetiyle işgal edip, işgaliye parası dahi ödemiyorlar. Etrafa verdikleri rahatsızlıktan özür dilemeyi bırakın bunu özellikle yapıyor ve de ilgi istiyorlar. İlla ki hiç tanımadığınız halde size hayat hikayesini anlatmaya başlayan yaşlılara denk gelmişsinizdir. Bunun sebebi; yukarıda bahsettiğim boşa geçen yılların, aslında hiç de boşa geçmediğinden dem vurmak üzere uydurulan sahte anılarını, size kendisi yaşamış gibi yutturarak vicdan mastürbasyonu yapmaya çalışmaktır. Bu hepimizce malum duruma çare olarak önermek istediğim şey ise herkesin kendi yaşlısını dinlemesidir. Eğer herkes evindeki yaşlısını dinlerse kimse kimsenin yaşlısının gençlik heveslerini dinlemek zorunda kalmaz. 

Bu durumda son söz olarak söylenmesi gerekenler şunlardır; 

Yaşlı bireyler vardır. Tıpkı genç ve orta yaşlı bireyler olduğu gibi. Yaşlı bireyler iki yüzlüdür. Tıpkı genç ve orta yaşlı bireylerin iki yüzlü olduğu gibi. Yaşlı bireyler ezgin ve de üzgündür. Tıpkı genç ve orta yaşlı bireyler gibi. Yaşlı bireyler yalnızdır. Tıpkı genç ve orta yaşlı bireyler gibi. Yaşlı bireyler dinlenmeye değmese de dinlenmelidir. Tıpkı genç ve orta yaşlı bireyler gibi. Herkes kendi yaşlı bireyini dinlemelidir. Tıpkı genç ve orta yaşlı bireylerini dinlediği gibi. Yaşlı bireyler aptaldır. Tıpkı genç ve orta yaşlı bireyler gibi. Yaşlı bireyler hayatlarını yaşamayı bilemediler. Tıpkı genç ve orta yaşlı bireyler gibi. Yaşlı bireyler daima haklıdır. Tıpkı genç ve orta yaşlı bireyler gibi. Yaşlı bireyler yaşlıdır. Tıpkı genç ve orta yaşlı bireyler gibi. Yaşlı bireylerin içi gençtir. Tıpkı genç ve orta yaşlı bireyler gibi. Yaşlı bireyler ...dır/dir. Tıpkı genç ve orta yaşlı bireyler gibi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Eren İlber

  Gelen geçti konan göçtü uçmağa vardı erenler Boş dimağa güller diken, gençliğe yardı erenler Yetişirken onu gördük aklı selim çok yol duyd...